17 Ekim 2013 Perşembe

Neler Yapmışız ve Neler Yapıyoruz? (Eylül-Ekim 2013)

Herkese merhaba,

Bir önceki yazımızda koru için yapmaya çalıştığımız veya yaptığımız çalışmaların ana hatlarını anlatmıştık. Bu yazıda ise koruya ilk adımımızı attığımızdan beri -yanlış anlaşılmasın biz korunun onyıllardır sakiniyiz, hepimiz koruda büyüdük, koru etrafındaki evlerde yaşıyoruz :), neler yaptığımızı, dünden bugüne nelerin değiştiğini fotoğraflarla anlatmaya çalışacağız.

İlk olarak Eylül ayına kadar korunun değişik yerlerinde daha önceleri dikilmiş fidanlara ot temizliği ve sulama etkinlikleri gerçekleştirdik. Bu fidanlar genel olarak validebağ korusunun içinden geçen derenin Altunizade'ye bakan bölümünde yer alıyorlardı. Yaklaşık 500 lt. su kullanarak ve 10 günümüzü harcayarak sıcak yaz günlerinde bir nebze olsun fidanların imdadına yetişmeye çalıştık ama bir o kadar yardıma muhtaç fidan grupları da vardı etrafta. Onlara ne yazık ki gücümüz yetmedi, neyse ki bizim tükendiğimiz anda Allah yetişti ve yağmurlar getirdi, biraz olsun içimize su serpti.

Korunun Acıbadem girişinde; aslında aktivitelerimizin başında yer alıyordu, ciddi bir pislik ve çöp birikintisi vardı. Bunların büyük bir çoğunluğunu yıllanmış çöpler, zaman zaman içki içenlerin bira şişeleri, yakındaki Çamlıca Konakları'nın artık çöpleri ve koruya gereksiz yere atılan, aynı zamanda hayvanları da hasta edecek nitelikte kuru ekmekler oluşturuyordu.

Buradan belirtelim; gelişigüzel atılan koskoca ekmekler hayvanlar tarafından yenilmemekte, aksine fareler ve bilimum böceklerin üreme alanı haline gelmektedir. Lütfen koruya ekmek vb. şeyler getirmeyiniz!

İlk olarak yaklaşık 5 kişilik grupla beraber bu alanın komple temizliğine başladık. Çalışmalarımıza yine bir iki tiz sesle engel olmaya çalıştılar. Nedeni ise çok basit ve anlamsızcaydı. Efendim kuşlar geliyormuş, besleniyorlarmış. Yahu Allah aşkına, hangi kuş çöpten pislikten karnını doyurabilir? Tam tersine fareleri getirerek kuşları kaçırmaktan başka işe yaramamaktadır çöpler!

Çalışmalarımızda yorulduğumuzda, yetmediğimiz anda ise imdadımıza Üsküdar Belediyesi koştu. Uzunca süre yazıştık, aradık, yardım istedik ama kırmadılar sonunda. 2 günde komple otlardan ve çöplerden arındırılmış oldu koru. Üstelik bir kamyon toprak da getirdiler temiz olarak. Teşekkür ediyoruz kendilerine...


Bu alan eski The Marmara Residence'ına bakan alan. Kendiliğinden yetişen meşe, ceviz ve ayva ağaçlarını yabani ot ve mantarlardan kurtardık.


Yukarıdaki fotoğrafta koruya getirilen temiz toprağın serilmiş hali görülüyor. Otlardan temizlenmiş, yeşillenmeye hazır.

Burada da Neşe Hanım(solda) çeşitli asetatlarla oluşturduğu yazıları korunun değişik yerlerine asıyor. Bizler de yardımcı oluyoruz. Bu fotoğraftaki otların birçoğu da toplanarak temizlendi.

Bu alana insanların oluşturduğu patikayı kapatmak için ağaçlandırma çalışması gerçekleştirdik. Fotoğrafta belli değil ama yaklaşık 15 fidan var. İçlerinde ceviz, meşe, fıstıkçamı, kızılçam, defne, erik, ayva ve leylandi fidanları bulunuyor.

Koruya ağaç dikim etkinliğinde. Eşim, amcam ve yakın arkadaşım bizlerle...

Ağaö dikimi esnasında...


Korumuza katılan yeni fidanlar. Oldukça yeniler ve sevimliler. Sulanmaya ve sevilmeye ihtiyaçları var. Umarım bahtları açık olur.

Ailemize katılan yeni üyemiz. Korunun sakinlerinden leylandi...

Korunun yeni sakinlerinden fıstıkçamı...


Korunun en tatlı üyelerinden. Yapraklarını dökmeyen meşedir kendisi. Hiç böyle bir meşe türü duydunuz mu acaba ? :)

Koru ile ilgili yaptığımız çalışmaların devamı ilerleyen günlerde gelecek. Merak etmeyin birçoğunu yaptık, eklemesi ve haberini yapması kaldı. Sevgiler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder